En sevdiği renk mor olan kadın
En sevdiği kelime “asi”
En sevdiği oyun incitmek beni
Hıncı çocukluktan kalma bir yara izi gibi
İpleri dolaşmış uçurtmalar misali
Ne beraber uçabildik boşverip şu dünyayı
Ne gidebildik kendi yolumuza
Rüzgarda savruk başına buyruk
Senle ben
Zamanı yaralarla ölçen kadın
Geçmişiyle kavgalı
Gündüz isyankar
Geceleri Tanrı’ya sığınan kız çocuğu
Kırdığı kalpleri dizmiş ipe
Gene en büyük zararı kendine
En sevdiği ses çocuk sesi
Güneşli billur neşeli
Oysa yıllar var ki kendi
Anne olmayı istememiş
Çekip gidebilmek için bir gün
Geride ekmek kırıntıları bırakarak
Kuşlar yesin diye ayak izlerini
Kalmasın ne bir sızı ne kalp yarası
Sevişirken taşkın bir nehir
Öpüşürken kor bir alev
Uykusunda melek gibi masum
Bakmaya kıyamadığım
Kaç gece göğsünde uyuduğum
Ama beraber uyanamadığım kadın
İpleri dolaşmış uçurtmalar misali
Ne beraber uçabildik boşverip şu dünyayı
Ne gidebildik kendi yolumuza
http://webkosesi.com
Rüzgarda savruk başına buyruk
Senle ben
Her hasretten sonra
Başka başka sevdaların kollarında
Yemin etmişken bir daha konuşmamaya
Gene bulup birbirimizi
Sabahı olmayan gecelerde
Aldatma pahasına sevdiklerimizi
Ağlayarak seviştiğim kadın
Senle ben ipleri dolaşmış uçurtmalar misali
İpleri dolaşmış uçurtmalar misali
Ne beraber uçabildik boş verip şu dünyayı
Ne gidebildik kendi yolumuza
Rüzgarda savruk başına buyruk
Senle ben
__________
hayali girmekti eve anahtarsız
zili çalarak sadece
hiç bakmamıştık gözü gitse de
yalnız kalpler sütununa gazetede
yalnız uyuryalnız uyanır
tek başına yer yemeğini
o gün de yalnız uyandı
yarın dedi ölme zamanı
http://webkosesi.com
açık penceresi soğuk günlerde bile
belki biri girer diye
ama yarın erkek kalkacak
söndürdü ışığı gece yarısı
dünyadaki son gününde
döndü durdu yatağında
sıkıldı kalktı
ilk kez göz attı yalnız kalpler sütununa
yalnız kalpler
sayfalarca yalnız kalpler
zama şimdi mektubu yazazcak
“kimse mesul değil” deyip imzalayacak
yazdı kısacık son yazısınız
attı kendini dışarı sabaha karşı
son bir kez şemsiyesiz
yağmura doysun diye
başını damlalara kaldırdı
sırılsıklam oldu ıslandı
masasına çöktüğünde
yine önündeydi gazete
birden kalbiyle bağlandı
yazıdan hayal ettiğine
dalgaları deniz kabuklarından
dinleyen çocuklar gibi
bir kalp buldu sayfalarda
sevdi rumuzunu sevdiği birini
aklında kurdu kurdu
verdi kalbini hayali birine
yanında düşündü onu
çok yakıştırdı kendine
ona bir mektup yazdı
zarfında adresiyle
sonra gitti aynaya baktı
cesareti var mı hala diye
iki mektup masasında
odaya geri döndüğünde
baktı ikisine de
acaba hangisi hangisiydi diye
ansızın gözünden bir damla
önce burnuna sonra sayfaya
işte seçti bile gözyaşım dedi
koydu mektubu zarfına
yırttı attı öbür mektubu
yavaş yavaş ayağa kalktı
gitti içeriye
son kez dinlenmeye yatağına yattı.
ihtimalsiz bir hayal yok ki dünyada
varsa bile yok farzedip
yalvarırım tanrıya
bir gün gelir de dünya tertemiz olursa
isyan etmem bundan sonra
http://webkosesi.com
zamanın ruhuna
ağlasam aylarca
uyusam yıllarca
yoksa bile varedip
yalvarırım tanrıya
“bir gün” gelir de dünya böyle kalırsa
vazgeçer
isyan ederim artık tanrıya
bırak beni kendi halime
bırak peşimi
elveda
ellerimi dokundurdum denizin yüzeyine
pürüzsüz suda halkalar yapsın diye
her baharda varolmayan birine aşık olup
hiç varolmamış gibi bir dünyayı
gerçekmiş sanıp
bırak beni kendi halime
bırak peşimi
elveda
bulutlar iç içe ve her an başka bir resim oluyorlar
başka bir adla başka bir zamanda rastlasaydım demiştim ya o gün sana
vazgeçtim kaçmak yok söz bu kez
çok güzel uyuyorsun diye yanımda
bak çok gevezeysem hadi kapat çenemi
sözcükler ne ki duygular yanında
yoksa yarın sabah uyanıp ayrılınca
utanacağım şeyler söyleyebilirim şimdi
ya da bırak hazır açmışken kapılarını
kalbime biraz daha temiz hava girsin
yalancıyımdır biraz ama bana inan
sarhoşken hep çok sahiciyimdir
yine fazla içmiştim bu akşam da
coşmuş kalbimof nal gibiyim.
sağır kör dilsiz görünür kalbim
ama bil ben aslında iyi biriyim
bilirim çok kirlidir aşk sicilim
sadakat konusunda pek iddialı değilim
ama bu kez farklı olsun diye
http://webkosesi.com
sen denersen ben de denerim
pek iyi olmadı şarkı boş vereyim
gel hadi “ortaçgil” dinleyelim
sıcaklığını verirken sen bana
sızayım aniden kollarında
çok düşündüm kaçarım diye ama dedim;
ne zaman anlaşmış ki kalple beyin
ve hele ne zaman düşünsem seni
yaprak gibi titriyorken kalbim
yine seni düşündüm
bir şarkı çalınca
her an aklımdasın bak
bunca yıldan bile sonra
insan koşuşturmacayla
hayata dalınca
her fırsatta hatırlar
küçük bir anıyla
gündüz düşleriyle her an yanımdasın
her güneş açışında her batışındasın
işte; bak o sevdiğim kadın uzaklardan bana geliyor
değer bilmez insan ama o pişman bana dönüyor
yaz yağmurlarıyla güz yapraklarıyla
gündüz düşlerimde beni seviyor
yaz yağmurlarıylagüz yapraklarıyla
gündüz düşlerimde benim oluyor
bugün parkta oturdum
seyrettim çocukları
yağmur düştüğünde
hiçbiri kaçışmadı
gündüz düşleriyle her an yanımdasın
her güneş açışında batışındasın
http://webkosesi.com
işte; bak o sevdiğim kadın uzaklardan bana geliyor
değer bilmez insan ama o pişman beni seviyor
bir fahişe sabaha karşı
çok seksiymişim öyle diyor
gülüyoruz yalanına
karşılıklı anlayışlı
dalgakıranlardaki banklarda
çıkardı ayakkabılarını
http://webkosesi.com
bak dedi köprü ışıkları
siliyorlar yıldızları
kazıyınca yıldızlarını
altlarındaki demir paslı
ateşe vermeli onları ama
her yerde yangın çıkışları
sordum niye sattın diye yoksulluğunu?
dedi elimdeki sadece oydu
niye sattın vücudunu?
daha mı kötü dedi satmaktan ruhu?
herkes dedi merak içinde
ölümden sonra hayat var mı diye
boşuna düşünürler
sanki hayat varmış gibi ölümden önce
sevdim seni bir şekilde
hüzün var diye belki gözlerinde
eğer sever gibi sarılırsan da
bu vücut bedava sana
aslında derdim; çok gençsin daha
20’yim dedi ama ruhum tam 1000 yaşında
kayalar kesti ayaklarımı
yine de bir şeyler hissetmek güzel hala
bu dalgakıranda
tek başıma bu vücutla fırlatıldım dünyaya
aşk da basitmiş pişmanlık da hayat hoyrat bu zamanda
şahin kuşa kuzgun leşe ben değil bu dünya fahişe
korkum; çığlık atan adam gibi
tablodaki şakağımda ellerim
hep kaçarken tek kişilik bir dünyayı
ben artık nasıl severim?
anladım dedim senin kalbin birinde
geceyle gündüz o hep senle
sarıldı ağladı saatlerce
o yine işe gitmeden önce
aslında derdim; çok gençsin daha
20’yim dedi ama ruhum tam 1000 yaşında
kayalar kesti ayaklarımı
yine de bir şeyler hissetmek güzel hala
bu dalgakıranda
tek başıma bu vücutla fırlatıldım dünyaya
aşk da basitmiş pişmanlık da hayat hoyrat bu zamanda
şahin kuşa kuzgun leşe ben değil bu dünya fahişe
güneş doğmuş sokaklarda
akşamdan kalan sabahlar
çınlayan topuk sesleri
dansediyor kaldırımda
uzaktan bir gitar sesi
karışıyor adımlara
akmış ter damlaları
mazgallarıma bacaklarından
artık istesem de koşamam
http://webkosesi.com
sımsıkı tutmuşsun yakamdan
ben de vazgeçip kaybolurum
esmer ıslak vücudunda
acıtıyor güzelliğin
farkında mısın
tenin esmer
ruhun sarışın
çağırıyorsun günaha
sen şeytan mısın
tenin sıcak
tenin kıvrak
ruhun sarışın
günler geceler geçmiş
kaç tane hiç anlamadan
vücudum seni özlemiş
http://webkosesi.com
hayal etmiş durmadan
doğru yanlış hiç anlamam
ruhumu sana sattığımdan
Yüzme bilmeden
Daha deniz görmeden
Hiç güneşte yanmadan..
Şimdi ölmek istemem bir kalbi sarmadan..
Aşkı tatmadan daha
http://webkosesi.com
Onla sarhoş olmadan
Hiç sevişmeden daha
Şimdi ölmek istemem daha hiç gülmeden..
Çoban yıldızı..
Sen benle kal… Çoban yıldızı..
Hep benle kal… Çoban yıldızı..
şu dağılgan yüreğimi şu köpüklere imrenen
yüreğimi bir gün yollara atarsam
bir gün nehir yataklarına dolarsam korkarım
suyumun çoğu senden yana akacak
dünyanın ölümünü gördüm suyun toprağın
en yakın dostlarımın birer birer
vakitsiz açan çiçeklerin vakitli doğan çocukların
ölümünü gördüm ama kimse
inandıramaz beni öldüğüne sevgilerin
sanki bir kız hep yürürdü yollarda
evimin önünde ayağını silerdi paspasa
kapımı açardı gümüş bir anahtarla
sanki hep gelirdi
sevişirdik bazen
benimse ellerim titrerdi anının aklığından
saçlarına doğru titrerdi
http://webkosesi.com
şimdi kağıtların üstünde gidip gelen ellerim
titremez artık yolunu bilir şimdi
dünyanın ölümünü gördüm suyun toprağın
en yakın dostlarımın birer birer
vakitsiz açan çiçeklerin vakitli doğan çocukların
ölümünü gördüm ama kimse
inandıramaz beni öldüğüne sevgilerin
sanki bir kız hep yürürdü yollarda
evimin önünde ayağını silerdi paspasa
kapımı açardı gümüş bir anahtarla
sanki hep gelirdi sevişirdik bazen
Galata’da Rıhtımda
Göz yaşlarım kurumuştu
Hem de hiç ağlamadan
Karşılıklı unutmuştuk
Hem de hiç unutmadan
Hep seni hatırlatır
Her cama çarptığında
Sırılsıklamdık yağmurda
Galata’da rıhtımda
Ne yazık demiştin
Sevgi yok hiç gözlerinde
Yıldızların altında
Boşver demiştin konuşma
Galata’da rıhtımda
Yağmur yağardı tüm gece
Damlalar penceremde
http://webkosesi.com
Bir şey olacağı yok ama
İnsan bekliyor, bekliyor işte
sözlerini unutmuş en sevdiğim şarkının
Bakmış geçmiş geçmiş gelecek gelecekmiş
Uçmayan kuş kesmezmiş atmayan bir kalp
İki yanlız bir gemide baktılar sadece
kadın aglar erkek bakar kadımım duyar erkek duymaz
Kadınım sorar erkek susar Kadınım gider erkek içer
kadın aglar erkek bakar kadımım duyar erkek duymaz
Kadınım sorar erkek susar Kadınım gider erkek içer
Teoman, yeni şarkılarından oluşan albümüyle ikibuçuk yıllık sessizliğine ekim ayında son veriyor. 12 şarkıdan oluşması düşünülen albümün beş şarkısı tamamlandı. Şarkıların çoğunun Teoman’a ait olduğu albümde; her burcun özelliklerinin kadınlar açısından anlatıldığı “Burçlarına Göre Kadınlar” ve “Mavi Kuş ile Küçük Kız”, özellikle dikkat çekecek şarkılar.
Tags:
Teoman Burçlarına Göre Kadınlar,
Teoman Mavi Kuş ile Küçük Kız,
Teoman Mavi Kuş ile Küçük Kız dinle,
Teoman Mavi Kuş ile Küçük Kız izle,
Teoman Mavi Kuş ile Küçük Kız klibi,
Teoman Mavi Kuş ile Küçük Kız şarkı sözü,
Teoman Mavi Kuş ile Küçük Kız şarkısı,
Teoman Mavi Kuş ile Küçük Kız video klip,
TEoman Mavi kuş indir,
Teoman mavi kuş şarkı sözleri Posted in
T ,
Teoman
yaklaştırsana yavaş yavaş kendini bana
al içine tekrar derinine sakla, kat kasırgana
yalan söyleme bak gözlerime bitmiş olamaz
yokla ceplerini aşk kırıntıları kalmış olmalı biraz!
Read the rest of this entry »
Boşver beni
Mühim değilim
Bu O’nun hikayesi
Çok beyazdı, kir tutardı
Ömrü kelebek kadardı
Mektupları şişedeyken
Bir de bakmış deniz yokmuş
Tek başına dans ederken
Mutsuzluktan sarhoşmuş
Daha 17′ymiş.
Oyundan kalkmak isterken
Kağıtlar dağıtılmış
Bu hava boşluğunda
Artık her şey satılıkmış
Trafikte akmayan
Hep onun seridiyken
Söylediği son şarkı
Elveda Zalim Dünyaymış
Daha 17′miş
kulaklarim patliyor sessizliginden
yorgunlugundan